TAVI ve aort kapak ameliyatı arasındaki temel fark; göğüs kafesinin açılıp açılmaması ve işlemin kalbi durdurmadan yapılıp yapılmamasıdır. TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu), kasık damarından ince bir kateterle girilerek kalbi durdurmadan gerçekleştirilen kapalı, minimal invaziv bir tedavidir. Geleneksel aort kapak ameliyatı ise göğüs kemiğinin açılarak kalbin tamamen durdurulmasını ve dolaşımın kalp-akciğer makinesine aktarılmasını gerektiren açık bir cerrahi işlemdir. Hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenen bu iki yöntem; uygulanan anestezinin türü, vücudun maruz kaldığı fiziksel travma boyutu ve işlem sonrası günlük hayata dönüş hızı bakımından birbirinden ayrılır.

Aort Kapağının İşlevi Nedir ve Aort Kapak Ameliyatı İhtiyacı Neden Doğar?

Kalp, vücudun ihtiyaç duyduğu temiz kanı tüm organlara ulaştırmakla görevli, muazzam bir kas kütlesidir. Bu pompanın en büyük odacığı olan sol karıncık ile vücuda kanı dağıtan ana atardamar olan aort arasında, kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan bir yapı bulunur. İnce, esnek ve her kalp atışında sonuna kadar açılıp kapanan üç yaprakçıklı bu yapıya aort kapağı adı verilir. Aort kapağı, adeta kalbin ana çıkış kapısı gibi çalışır. Yıllar geçtikçe, yaşlanmanın da etkisiyle bu kapak üzerinde kalsiyum birikimleri, yani kireçlenmeler oluşabilir. Bu kireçlenme sonucunda kapak yaprakçıkları kalınlaşır, sertleşir ve birbirine yapışmaya başlar.

Kapak açılamadığı zaman, kalp aynı miktarda kanı vücuda pompalayabilmek için eskisinden çok daha yüksek bir basınç üretmek zorunda kalır. Zamanla bu aşırı yük, kalp kasının kalınlaşmasına ve giderek yorulmasına yol açar. Kalp kası bir süre bu duruma dayanmaya çalışsa da ilerleyen aşamalarda yorgunluk belirtileri baş gösterir. Kireçlenmiş ve sertleşmiş bir kapağı eski esnek haline getirebilecek herhangi bir ilaç tedavisi henüz mevcut değildir. İlaçlar sadece hastanın şikayetlerini hafifletmek için kullanılabilir. Fiziksel bir tıkanıklık söz konusu olduğu için, kalbin önündeki bu mekanik engelin ortadan kaldırılması gerekir. İşte bu noktada bozulan kapağın yenisiyle değiştirilmesi işlemi gündeme gelir.

TAVI veya Aort Kapak Ameliyatı Gerektiren Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın erken evrelerinde, kapaktaki darlık belirli bir seviyeye ulaşana kadar vücut bu durumu tolere edebilir. Ancak darlık ciddi boyutlara ulaştığında ve kalbin pompaladığı kan vücudun ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğinde bazı önemli uyarı sinyalleri ortaya çıkar.

Hastalığın en sık görülen uyarıcı belirtileri şunlardır:

  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Bayılma
  • Çabuk yorulma
  • Çarpıntı

Bu belirtiler arasında özellikle eforla gelen nefes darlığı, hastaların günlük hayatını ilk etkileyen durumdur. Hastalar eskiden rahatça yürüdükleri mesafelerde veya merdiven çıkarken tıkanmaya başlarlar. Göğüs ağrısı ise kalınlaşan ve daha çok çalışan kalp kasının yeterince oksijen alamamasından kaynaklanır; göğüste baskı veya sıkışma hissi olarak kendini gösterir. Efor sırasında yaşanan bayılma atakları, beyne giden kan akışının anlık olarak yetersiz kalması sonucu gelişir. Bu tür şikayetlerin başlaması, hastalığın ilerlediğine ve müdahale zamanının geldiğine işaret eden çok önemli sinyallerdir.

Geleneksel Açık Aort Kapak Ameliyatı Süreci Gerçekte Nasıl İlerler?

Uzun yıllar boyunca aort darlığının en temel ve yaygın tedavisi cerrahi kapak değişimi olmuştur. Bu yöntem majör bir cerrahi prosedürdür ve oldukça sistemli bir hazırlık süreci gerektirir. Ameliyat öncesinde hastanın genel anestezi ile tamamen uyutulması ve solunum cihazına bağlanması sağlanır. Cerrah, kalbe ulaşabilmek için genellikle göğüs kafesinin ortasında yer alan kemiği keserek açar.

Kalp üzerinde güvenle çalışabilmek ve hastalıklı kapağı çıkarabilmek için kalbin durdurulması gerekir. Bu süre zarfında hastanın dolaşım sistemi, kalbin ve akciğerlerin görevini geçici olarak üstlenen kalp-akciğer makinesine bağlanır. Özel solüsyonlar yardımıyla kalp hareketsiz bırakıldıktan sonra, cerrah kireçlenmiş ve işlevini yitirmiş kapağı tamamen keserek yerinden çıkarır. Bunun yerine genellikle biyolojik veya mekanik bir suni kapak dikişlerle özenle yerleştirilir. Yeni kapak sabitlendikten sonra kalp tekrar çalıştırılır, dolaşım makineden ayrılır ve göğüs kemiği özel tellerle birleştirilerek kapatılır. Bu yöntem yıllardır uygulanan, son derece etkili ve anatomik olarak kireçli dokunun tamamen temizlenmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Ancak vücut için oluşturduğu cerrahi stres nedeniyle toparlanma süreci zaman alır.

TAVI Nedir ve Klasik Aort Kapak Ameliyatı Yerine Nasıl Uygulanır?

Tıp teknolojisindeki ilerlemeler, açık cerrahiye alternatif olarak geliştirilen TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) yöntemini hayatımıza kazandırmıştır. Bu yöntem göğüs kafesini açmadan, kalbi durdurmadan ve hastayı kalp-akciğer makinesine bağlamadan kalp kapağının değiştirilmesini hedefler. TAVI prosedürü, genellikle kasık bölgesindeki atardamardan açılan çok küçük bir kesi ile başlar.

Hastalar büyük oranda genel anesteziye ihtiyaç duymadan, sadece o bölgenin uyuşturulduğu lokal anestezi ve hafif bir sakinleştirici ile işleme alınır. Kasıktan sokulan ince bir kateter yardımıyla kalbe kadar ulaşılır. İşlemin en dikkat çekici yanı eski kapağın yerinden çıkarılmamasıdır. Yeni biyolojik kapak, kateterin ucunda sıkıca katlanmış halde bekler. Eski kapağın hizasına gelindiğinde, yeni kapak bir balon yardımıyla veya kendi kendine genişleyen mekanizmasıyla açılır. Genişleyen bu yeni yapı eski kireçli kapakçıkları damar duvarına doğru iter ve o saniyeden itibaren yeni bir kapı olarak çalışmaya başlar. İşlem bittiğinde kateter çekilir ve kasıktaki küçük giriş yeri kapatılır.

TAVI ile Geleneksel Aort Kapak Ameliyatı Arasındaki Temel Farklılıklar Nelerdir?

Bu iki yöntemin arasındaki en belirgin farklılık, hastanın fizyolojik olarak maruz kaldığı travmanın boyutudur. Her iki yöntem de sonuçta kapağı değiştirse de bu sonuca giden yolculuklar oldukça farklıdır.

İki yöntem arasındaki öne çıkan temel farklar şunlardır:

  • Göğüs kafesinin açılmaması
  • Kalbin durdurulmaması
  • Makine desteğine ihtiyaç duyulmaması
  • Lokal anestezi tercih edilmesi
  • Hastanede yatış süresinin kısalığı

Açık ameliyatta göğüs kemiğinin kesilmesi ve kalbin durdurulması, vücutta genel bir fizyolojik strese yol açabilir. Kalp-akciğer makinesinin kullanımı, dolaşım sistemi üzerinde geçici bir yük oluşturur. Buna karşılık, TAVI işlemi sırasında kalbin kendi doğal atımı devam eder ve kan dolaşımı fizyolojik seyrinde kalır. Solunum cihazına bağlanma ihtiyacının olmaması, özellikle ileri yaştaki hastalarda işlem sonrası akciğerlerin daha hızlı toparlanmasına büyük ölçüde yardımcı olur.

Hastanede Kalış ve İyileşme Açısından TAVI ile Aort Kapak Ameliyatı Nasıl Karşılaştırılır?

Zaman yönetimi ve günlük hayata dönüş hızı açısından minimal invaziv yöntemlerin belirgin farklılıkları bulunur. Standart bir açık kalp ameliyatı hazırlık aşamalarıyla birlikte birkaç saat sürer ve sonrasında hastanın yoğun bakımda takip edilmesi beklenir. Ameliyat sonrası hastanede kalış süresi genellikle bir haftayı bulabilir. Ayrıca göğüs kemiğinin tamamen kaynaması ve hastanın eski fiziksel gücüne kavuşması birkaç ayı bulabilmektedir. Bu süreçte sırtüstü yatma zorunluluğu veya ağırlık kaldırmama gibi kısıtlamalar mevcuttur.

TAVI uygulamasında ise süreç çok daha hızlı işler. İşlem genellikle bir saat civarında tamamlanır. İşlemden birkaç saat sonra hastaların ayağa kalkıp yürümesi teşvik edilir. Çoğu durumda hastalar birkaç gün içerisinde hastaneden taburcu edilerek evlerine gönderilebilir. Göğüs kafesinde bir kesi olmadığı için kemik iyileşmesi gibi bir bekleme süresi yoktur. Kasıktaki ufak giriş yerinin hızla kapanmasıyla birlikte hastalar birkaç hafta içerisinde yürüyüş yapmak, merdiven çıkmak veya araba kullanmak gibi günlük aktivitelerine büyük oranda geri dönebilirler.

Klinik Verilere Göre TAVI İşleminin Aort Kapak Ameliyatı Karşısındaki Sağlık Avantajları Nelerdir?

Geniş çaplı klinik çalışmalar her iki yöntemin de hayat kurtarıcı ve oldukça güvenilir olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak işleme bağlı bazı süreçlerde, minimal invaziv yaklaşımların sunduğu önemli sağlık avantajları bulunur.

TAVI yönteminin öne çıkan genel tıbbi avantajları şunlardır:

  • Düşük kanama ihtimali
  • Böbrek fonksiyonlarının korunması
  • Daha az ritim bozukluğu
  • Erken mobilizasyon
  • Kısa süreli yoğun bakım

Açık ameliyatlarda geniş cerrahi kesiler olduğu için kan transfüzyonu ihtiyacı daha sık doğabilir; TAVI’de ise kanama ihtimali oldukça düşüktür. Kalp-akciğer makinesinin kullanılmaması, vücuttaki kan basıncının doğal seyrinde kalmasını sağlayarak böbreklerin korunmasına büyük katkı sunar. Ayrıca cerrahi kesinin olmaması, bedenin maruz kaldığı stresi azalttığı için enfeksiyon gibi istenmeyen durumların ortaya çıkma olasılığını da belirgin düzeyde düşürür.

TAVI Uygulamasının Kendi Zorlukları ve Aort Kapak Ameliyatı Gerektirebilen Riskleri Nelerdir?

Her tıbbi müdahalenin doğasında olduğu gibi, TAVI yönteminin de kendine has zorlukları ve dikkate alınması gereken sınırlılıkları mevcuttur. TAVI uygulanan hastalarda en sık karşılaşılan durumlardan biri, kalbin elektriksel iletim sisteminin etkilenmesidir. Kalbin elektrik sinyallerini taşıyan kablo ağı, aort kapağının çok yakınından geçer. Yeni yerleştirilen kapağın bu yollara mekanik bir baskı yapması durumunda kalbin nabzı yavaşlayabilir. Bu durum düzelmezse hastaya kalp pili takılması gerekebilir.

Bir diğer ihtimal ise sızıntı durumudur. TAVI sırasında hastanın kendi kireçli kapağı içeride bırakıldığı için, yeni kapak bu kireç tümseklerinin üzerine tutunur. Eğer kalsiyum birikimleri çok düzensizse, yeni kapak damar duvarına mükemmel bir şekilde oturamayabilir ve kapağın kenarlarından hafif düzeyde sızıntılar görülebilir. Cerrahi yöntemde kireçli doku tamamen kesilip temizlendiği ve yeni kapak çepeçevre dikildiği için bu tür sızıntı ihtimalleri daha düşüktür.

Hangi Hastalar TAVI İçin, Hangileri Aort Kapak Ameliyatı İçin Daha İdeal Adaylardır?

Tedavi yöntemine karar verilirken hastanın genel sağlık profili dikkatle incelenir. TAVI, başlangıçta sadece ameliyatı kaldıramayacak kadar riskli hastalar için düşünülürken, günümüzde çok daha geniş bir gruba uygulanmaktadır.

TAVI yöntemi için genellikle daha uygun görülen profiller şunlardır:

  • İleri yaştaki hastalar
  • Kırılgan fizyolojik yapıdakiler
  • Önceki kalp cerrahileri olanlar
  • Göğüs bölgesine radyoterapi alanlar
  • Ciddi solunum hastalıkları bulunanlar

Buna karşın, açık ameliyatın hala öncelikli olduğu durumlar da vardır. Özellikle genç yaştaki hastalar için uzun dönem dayanıklılık büyük önem taşıdığından cerrahi tercih edilebilir. Aort kapağı doğuştan iki yaprakçıklı (biküspit) olan hastalarda kireçlenme asimetrik olabileceği için ameliyat daha öngörülebilir sonuçlar sunar. Ayrıca kalbi besleyen damarlarda (koroner) çoklu tıkanıklıklar varsa, hem damarları değiştirmek hem de kapağı yenilemek için tek bir ameliyat seansı genellikle en uygun yoldur.

TAVI veya Aort Kapak Ameliyatı İle Takılan Yeni Kapakların Ömrü Ne Kadardır?

Hastalar tarafından en sık merak edilen konulardan biri, yerleştirilen yeni kapakların ne kadar süre dayanacağıdır. Hem cerrahi yöntemle dikilen hem de TAVI ile yerleştirilen biyolojik kapaklar, özel işlemlerden geçirilmiş dokulardan üretilir. Uzun süreli klinik takipler, her iki yöntemle takılan biyolojik kapakların performansının son derece yüz güldürücü olduğunu göstermektedir.

Zaman içerisinde her biyolojik dokuda olduğu gibi bu kapaklarda da yavaş yavaş aşınma veya bozulma ihtimali bulunur. Ancak on yılı aşan takip verilerine bakıldığında, TAVI kapaklarının dayanıklılık oranlarının, açık ameliyatla takılan kapaklarla benzer seviyelerde olduğu gözlemlenmektedir. Yeni nesil kapak teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu dayanıklılık süresinin daha da uzaması beklenmektedir. Genç hastalarda çok daha uzun bir ömür beklentisi olduğu için, mekanik kapak seçenekleri veya cerrahinin uzun dönem verileri göz önüne alınarak karar verilir.

Doktorlar TAVI ile Aort Kapak Ameliyatı Arasındaki Tedavi Seçimini Nasıl Yapar?

Böylesine önemli bir kararın tek bir uzman tarafından verilmesi yerine, konunun tüm yönleriyle değerlendirildiği bir ekip yaklaşımı tercih edilir. Bu ekibe tıp dilinde “Kalp Ekibi” (Heart Team) adı verilir. Ekibin içerisinde girişimsel işlemler yapan uzmanlar, kalp ve damar cerrahları, görüntüleme uzmanları ve anestezi doktorları bir araya gelir.

Hastanın yaşı, böbrek fonksiyonları, akciğer kapasitesi ve genel hareket kabiliyeti değerlendirilir. En önemli adımlardan biri, hastanın detaylı tomografi görüntülerinin incelenmesidir. Kalbe giden damarların genişliği, kireçlenmenin anatomik dağılımı ve kalbin yapısı milimetrik olarak ölçülür. Elde edilen tüm bu objektif veriler ışığında, hastaya en az risk oluşturacak ve en yüksek faydayı sağlayacak yöntem ortak bir kararla belirlenir.

Kalp Damarları Tıkalı Olan Hastalarda TAVI ve Aort Kapak Ameliyatı Süreci Nasıl Planlanır?

Aort kapağı ciddi şekilde daralmış olan hastaların bir kısmında, kalbi besleyen koroner damarlarda da daralmalar görülebilmektedir. Eğer kapak işlemi öncesinde damarlarda tıkanıklık tespit edilirse, bu durumun da tedavi edilmesi gerekir. Açık ameliyat kararı alınmışsa, kapak değişimi yapılırken aynı seansta bypass işlemi ile damarlar da onarılabilir.

TAVI planlanan hastalarda ise genellikle kapak işleminden önce veya aynı seansta kalp damarlarına stent takılması hedeflenir. Eğer damarlardaki tıkanıklıklar çok yoğun kireç içeriyorsa, standart balonlar yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlarda çok yüksek hızda dönerek damar içindeki kireçleri temizleyen özel cihazlar kullanılarak damar tıraşlanır ve ardından stentleme yapılır. Böylece kalp, kapağın açılması sürecine en güçlü ve iyi beslenmiş haliyle hazırlanmış olur.

TAVI ve Aort Kapak Ameliyatı Sonrası Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Müdahale tamamlandıktan ve hasta taburcu edildikten sonra, yeni kapağın sorunsuz çalışması ve vücudun toparlanması için özenli bir ev süreci başlar. Yabancı bir doku kalbe yerleştirildiği için, kanın bu yüzeyde pıhtı oluşturmasını engellemek oldukça önemlidir.

İşlem sonrası süreçte sıkça tavsiye edilen ve uygulananlar şunlardır:

  • Kan sulandırıcı ilaçlar
  • Tansiyon düzenleyiciler
  • Mide koruyucular
  • Ritim düzenleyici ajanlar
  • Kolesterol ilaçları

Eğer hastanın ritim bozukluğu yoksa, genellikle düşük dozlu ve mideyi yormayan temel kan sulandırıcılar uzun süre boyunca kullanılır. Ancak kalp ritminde düzensizlik (atriyal fibrilasyon gibi) varsa, daha farklı kan sulandırıcı tedaviler planlanabilir. Hangi ilacın ne kadar süreyle kullanılacağı tamamen hastanın bireysel profiline göre doktoru tarafından ayarlanır. Hastaların ilaçlarını aksatmaması ve düzenli aralıklarla ekokardiyografi (kalp ultrasonu) kontrollerine gitmesi kapağın sağlığı için vazgeçilmezdir.

TAVI veya Aort Kapak Ameliyatı Öncesi Psikolojik Hazırlık Nasıl Olmalıdır?

Kalbe yönelik herhangi bir müdahale fikri, hastalar ve aileleri üzerinde doğal olarak bir endişe yaratabilir. Hastalığın getirdiği fiziksel yorgunluğun yanı sıra operasyon öncesindeki bilinmezlik hissi psikolojik bir yük oluşturabilir. Bu dönemde süreci anlamak ve doktorlarla açık iletişim kurmak endişeleri büyük oranda hafifletir.

Hastaların tedavi yönteminin detaylarını, anestezi sürecini ve taburculuk sonrası yaşayacaklarını öğrenmeleri kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar. TAVI yönteminin hızlı toparlanma süreci, hastaların moralini yüksek tutan en önemli faktörlerden biridir. Aile bireylerinin de bu süreçte destekleyici bir rol üstlenmesi, evdeki iyileşme dönemi için fiziksel ve duygusal ortamı hazırlaması iyileşme hızına olumlu yansır.

TAVI ve Aort Kapak Ameliyatı Sonrası Beslenme ve Yaşam Tarzı Nasıl Şekillenmelidir?

Kalp kapağı değiştirildikten sonra bedenin yenilenme sürecini desteklemek amacıyla günlük alışkanlıklarda bazı düzenlemeler yapılması tavsiye edilir. Kapak sorunu çözülmüş olsa da genel kalp sağlığını korumak yaşam boyu devam etmesi gereken bir süreçtir.

Sağlıklı bir iyileşme için önerilen yaşam tarzı değişiklikleri şunlardır:

  • Akdeniz tipi beslenme
  • Tuz tüketiminin azaltılması
  • Düzenli hafif yürüyüşler
  • Sigaradan uzak durulması
  • Kilo kontrolü

Taze sebzeler, zeytinyağı ve lifli gıdalar yönünden zengin bir beslenme, damar sağlığını desteklerken kilo kontrolünü de kolaylaştırır. Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak, tansiyonun dengede kalmasına yardımcı olarak yeni takılan kapağın üzerindeki fiziksel baskıyı azaltır. İyileşme dönemi tamamlandıktan sonra, doktorun tavsiyeleri doğrultusunda günlük tempolu yürüyüşler yapmak kalp kasının güçlenmesine büyük ölçüde katkı sağlar.

Gelecek Yıllarda TAVI ve Aort Kapak Ameliyatı Teknolojilerinde Bizi Neler Bekliyor?

Tıp dünyası her geçen gün kalbe daha az müdahale ederek daha başarılı sonuçlar almanın yollarını aramaktadır. Son yıllarda yayımlanan güncel sağlık kılavuzları, tanı araçlarının çok daha geliştiğine işaret etmektedir. Artık hastaları yormadan yapılan yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri sayesinde, kapak ve damar yapıları en ince detayına kadar incelenebilmektedir.

Yeni geliştirilen TAVI kapak tasarımları, kenar sızıntısı ihtimallerini neredeyse ortadan kaldıracak özel yalıtım etekleriyle donatılmaktadır. İşlem süreçleri giderek daha pürüzsüz hale gelmekte ve işlem süreleri kısalmaktadır. Hedef, anatomik engelleri tamamen aşabilen, uzun yıllar dayanıklı ve her hasta profiline uyum sağlayabilen kapak sistemleri üretmektir. Hem cerrahi ekiplerin ustalığı hem de minimal invaziv teknolojilerin geldiği bu nokta, aort kapağı hastaları için geleceğin çok daha konforlu ve güvenilir olduğuna işaret etmektedir.

Sıkça sorulan sorular

TAVI, kasıktan kateterle uygulanan minimal invaziv bir yöntemdir. Aort kapak ameliyatında ise göğüs açılarak kapağın cerrahi olarak onarılması veya değiştirilmesi yapılır. En uygun yöntem hastanın klinik durumuna göre belirlenir.

TAVI sonrasında hastanede kalış ve günlük yaşama dönüş süresi genellikle daha kısadır. Cerrahi kapak ameliyatında ise göğüs kemiğinin iyileşmesi nedeniyle toparlanma süreci daha uzun olabilir.

TAVI özellikle ileri yaşta olan, cerrahi riski yüksek bulunan veya açık kalp ameliyatı için uygun görülmeyen ciddi aort darlığı hastalarında değerlendirilen etkili bir tedavi seçeneğidir.

Genç hastalarda, kapakta onarım gerektiren yapısal bozukluklarda, bazı doğumsal kapak hastalıklarında veya TAVI için uygun olmayan anatomik özelliklerde cerrahi kapak değişimi daha uygun olabilir.

Başarı; hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kapak hastalığının şiddeti, kalbin pompa gücü, eşlik eden hastalıklar ve işlemin deneyimli merkezlerde uygulanmasına bağlı olarak değişebilir.

İşlem sonrasında kullanılacak kan sulandırıcı veya diğer ilaçlar hastanın ritim bozukluğu, kapak yapısı ve ek hastalıklarına göre belirlenir. İlaçlar yalnızca kardiyoloji uzmanının önerdiği şekilde kullanılmalıdır.

Her iki tedaviden sonra da ekokardiyografi ve kardiyoloji kontrolleriyle kapak fonksiyonları değerlendirilir. Düzenli takip, olası komplikasyonların erken tespit edilmesine ve tedavi başarısının izlenmesine yardımcı olur.

Çoğu hasta birkaç gün içinde günlük aktivitelerine başlayabilir. Ancak ağır fiziksel aktiviteler ve yoğun egzersizler için doktorun önerdiği iyileşme süresine uyulması önemlidir.

Başarılı tedavi sonrasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma ve bayılma gibi belirtiler azalabilir. Bu sayede birçok hastada egzersiz kapasitesi ve günlük yaşam kalitesi belirgin şekilde artabilir.

Tedavi kararı; kapak yapısı, hastanın yaşı, cerrahi riski, eşlik eden hastalıklar ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi uzmanlarından oluşan kalp ekibi tarafından verilir.

Güncellenme Tarihi: 16.07.2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişime Geç!